lida lida lida lida lida
Son magazin haberlerine göre, 17 Kasımda Vogue magazinde ortaya cıkan AngelinA jolie ve Jennifer Anniston kapışması oldu.İkiside çok güzel ve başarılı kadınlar olan 2 yıldız arasındaki sorunun sebebi, Jolie nin - Çok az insan anne babasının aşık oldukları filmi izleyebilir diyerek , Mr.and Mrs Smith filminden, yani Jennifer Anniston la Brad Pitt'in hala evli oldukları dönemdeki filmden bahsetmesi, çoğu dünya kadınından tepki almasına neden oldu.Haklı olarak, kocasının yaşadıklarından habersiz kadın konumunda olan Anniston,Jolie nin bu şekilde absurd bir açıklama yapmasının hoş olmadığını basın yoluyla söyleyerek kendini ifade etti.
Bunu duyunca bende Angelina ya şuan kızmış bulunuyorum, bir altın kural varsa oda evli bir erkeği ayartmamak gerektiğidir.Bakalım Angelina bu hatasını nasıl affettirecek?

lida lida lida lida lidaHerşey aniden olmuştu; karşılarında 2006 model bir infiniti jip belirerek yollarını kesmiş; az kalsın sağ taraftaki aynayı kırmak üzereyken kıl payı zararsız bir duruş yapmıştı. İki tarafta o anın şokuyla bir kaç uzun saniye soluk alıp birbirlerine baktılar ve arabadan fırlayan seo , karşısında kinin Dai dai olduğunu anlayınca iyice sinirlenerek üzerine yürüdü.
-"Naptığını sanıosun gerizekalı, ebenin a*ı var dimi, gö*ümüze kadar girdin. Zaten insanlara yeterince zarar veriyosun , bide öldürmeye çalışmadığın kalmıştı."
-"Bilerek yapmadım lan, mal mal konuşma, düzgün kullanamıyosun si*im kadar arabayı bide sinirimi bozma, ne uğraşıcam seninle amk..." diyerek arkasına doğru yürümeye başlar herzamanki umursamazlığıyla.Bu arada olayları nefesini tutmuş ve inanamayarak izleyen Lida dai, elleriyle çantasındaki bıçağı hissederek sıkıca kavrar ve canı yanıncaya kadar bastırır, onu görmek...Hemde bu gece,bu şekilde olması dayanılmaz ve katlanılmazken kendine hakim olması gerektiğini tekrarlar .Arabanın kapısını nerdeyse kapayacak olan sinirli Dai dai, Seo nun arka koltuğundan bir hayalet gibi fırlayan solgun yüz karşısında şok olur; Lida dai.
Dai dai şok olmuştur, ne diyeceğini bilemez,Lida nın hiç bir fikri yoktur, sadece boş gözlerle bakarak yaşadıkları anın tadını çıkarır, ne diyeceği önemlide değildir ikisininde , Dai arabayı kenara çekeceğini söyler , Lida ise Nang a gitmelerini söyler. Karşılıklı gereksiz konuşmalar yapılır, neden Lida Seolarladır, neden yorgun ve durgun görünmektedir, nereye gitmektedir...
Neden merak ettiğini anlayamasada ona saçma gelen tutarlı cevaplar bulur Lida; pratik zekası işe yarar, zaten Dai dai asla böyle olacakları tahmin bile edemez, Lida ona tapan tek kız olmuştur; ne istese yapmıştır bugüne kadar , onu tekrar istese geleceğinden emin gibidir hatta,yoksa yanılıyor mu ?
-Bak gülüm sorun sende değil seninleyken mutluyum biliyosun dimi ama ben psikopatım bana güvenmicen...der Dai mükemmel bir soğukkanlılıkla, kendi titremesinin ilaçtan mı yoksa nefretten mi olduğunu çözemeyen Lida dai'ye yaklasarak ona sarılır ve alnından öper...
-Benimle dalga mı geçiosun sen ??Nasıl bir insansın ...Fakat sinirlenmesi imkansızdır iki tane cipram buna izin vermez daha çok midesinde garip bir ağrı ve üşüme hissi karışımı şey içini ürpetmektedir.
Lida dai, Dai dai nin teklifini kabul eder ve Boludaki eve doğru yola çıkarlar.Fakat Lida kendine geldiğinde Dai dai yi bekleyen süprizler olacaktır.
Hikayenin devamı çok yakında...
Lida dai dai hua jiao nang seo yarışması Lida dai dai hua jiao nang seo yarışması<
---------------------------------------------------------

lida lida lida lida lidaLida arabaya şüpheyle yaklaştı, tanısada emin olmak istedi, yavaş yavaş açılan pencerede Nang' ın yüzünü görünce rahat bir nefes aldı ve arka koltuğa zıpladı. Sıradan sorgulamarı geçiştirerek Nang ve Seo nun muhabbetleriyle rahatladığını hissetti, kendini müziğe bıraktı.
Esneyip duran Lida Dai, klube gidemeyecek kadar yorgundu; aslında ona iyi gelebilecek dünyada tek bir şey vardı; Dai dai nin kollarında uyumak... Şu an tek istediği ona güzel bir iyigeceler öpücüğü verip herşeyin iyi olacağını söylemesiydi ama en uzak hayallerinde bile olamazdı artık bu, araları soğuktu, herzaman öyleydi aslında, fakat bu sefer geri dönüşü olmayan hatalar yapmışlardı, hayatlarını birbirlerini mahvetmeye adamış iki insan gibi, birbirlerine ne kadar zıt olduklarını farketmiş olsalarda aylarca psikolojik oyunlar ,testler ve işkence dolu geceler yaşamışlardı.
"Acaba beni gerçekten hiç sevdi mi?..."diye kendine sormak bile istemiyordu Lida dai.Eğer bu doğru olsa bile ona sonuçta kötü davranmış, haketmediği şeyler yaparak gözünden düşmüştü Dai dai. İçindeki acı onu paramparça ediyordu, türkçe parçalar, dahası onunla dinledikleri şarkılar çalındığında, kalbinin görünmez bir el tarafından sıkıldığını hissediyordu Lida.Belkide bu intikamdan bir an önce vazgeçmeliydi, kendi iyiliğini düşünmek için belkide geç değildi, zaman herşeyi iyileştirir demişlerdi ; işe yararsa , belki tekrar mutlu olabilirdi. Hala biraz umudu varken Nang ve Seo ya yaptıklarını açıklamaya karar verdi, bu gece klübe onlarla gelemezdi,çok tehlikeli olurdu, hemde pişman olmak istemiordu.
Nang olanları duyunca tiz bir çığlık attı.Seo nun ise yüzündeki ifade donmuştu; Lida ya bi süre inanamadılar sonra ciddiyeti farkedip kaskatı kesildiler, ama korkmamışlardı dahası merak ederek sorular sormaya başladılar; bu Lida nın hoşuna gitmedi, konuşmak istemiyordu sadece bir süre uyumak istiyordu ve uyandığında hiç birşey hatırlamamak...Bunun mümkün olmayacağı kesindi bu yüzden hayatının geri kalanında mutlu olmak için napabileceğini düşündü, Amerika ya geri dönmeliydi, ordaki ailesini arayıp tekliflerini kabul ettiğini 10 bin dolara yakın para bulup okula orda devam etmek istediğini söyleyebilirdi; ailesi buna mutlu olurlardı aslında, fakat kaçmak doğru muydu, istediği gerçekten bu muydu? Falcının dedikleri doğruysa bir an önce kaçıp kendini bu bencil, düşüncesiz erkekten ve hayatını paramparça eden karmaşasından uzaklaşmak için uzak bir yolculuğa çıkması gerçekten en hayırlısı mı olurdu? Hayır Lida bun yapmazdı, bir erkek için değermiydi...İyi bir okulda , mükemmel arkadaşları ve onu bekleyen burda bir çok başarı varken, şehrin öbür ucunda ona ihtiyacı olan babası ve annesi . Onlardan tekrar uzun süre ayrı kalırsa dengesini kaybetmekten korkuyordu, tek tehdit edice şey vardı.Oda kendini tutamayıp Dai dai yi tekrar aramaktı;kendini kontrol edicek güçte deildi şu an, ona ihtiyacı vardı ; teslim olamazdı bu yüzden kısa süreliğine onu çok ama çok meşgul edicek bir uğraş bulabilir ,kısa bir tatil dönüşü kendini çok daha iyi hissedbilirdi belki Lida dai.
Araba birden ani bir frenle sarsıldı. Karsıdan gelen arabanın farları Lida nın gözlerini kamaştırdı. Herşey çok hızlı olmuştu...
---------------------------------------------------------

lida lida lida lida lidaRing...ring...ring... garip ve sinir bozucu telefon melodisi sabırsız bi şekilde çalmaktadır.Lida açmakta tereddüt eder, bunun yanısıra kimin aradığını görmekten garip bir korku duyar, şu an aranmasının evrende bir nedeni olmalı.Yinede açmamaya karar verir ve telefonun ekranında belirmiş olan isimle irkilir. Arayan Nangdır! Açmamak için kendini zorlasada yavasca düğmeye dokunur.
-Alo , alo?? Lida? Orda mısın , cevap versene,nefesini duyabiliyorum salak.
-Hmm. Ne var şimdi ya, meşgulüm amk.
-Rıddımseo'ya gidiyoruz, senide alıcaz tabi,nerdeysen söyle karşıdayız, beraber gidelim Seo'yla arabadayız; hem bak klübe Jiao ve Hua da gelicekler, seni zorla getirmem için Jiao yalvardı, hadi abi kastırma, söle nerdesin hemen gelicez bak.
-Ya kızım işim var dedim, kafam iyi yoluma çıkmayın sizin zararınıza olur, Jiaoya da söleyin artık peşimi bıraksın, yeterince uğraştırdı beni,sıkıldım artık bu işimi halledip onunlada bir görüşsem iyi olucak aslında, sevgilim olduğundan haberi yok heralde hala?
-HAHAHA...Dai dai hala sevgilin miydi ? Tanrı aşkına, olmayan bir ilişkinin hayalini kurmaktan vazgeç artık ,hem bak Rıddımseo da sana ölüp biten tonlarca erkek vardı, Jiao da taş gbi, nie uğraşıosun ,hayat kısa, sen böyle deildin, iyi hiisetmiosun sen belli, yine naaptı sormuorum; hemen nerdesin söyle !
-Off.(sessizlik...)
20 dk snra beni annemlerin evinin önünden alın ozmn ...Ama çabuk olun yoksa heran fikrimi değiştirebilirim , ayrıca ellerim üşüdü, ne atkım ne de eldivenlerim yanımda,hadi,lütfen gelip alın bir an önce.
-ÇAT- dıııııtttt... ve telefon kapanmıştır.
Pes etmiş mi oldum yani şimdi?, hani vazgeçmicektim? Hayır ,hayır... Bu yaptıkları cezasız kalamaz ama belkide bugün yeterince plan yapamadım, emin olmalıyım; onu nasıl öldürmek istediğime, ayrıca dans etmek ve sarhoş olmak için mükemmel bir gece, kendimden iyice geçiceginden emindi Lida; hemde Cipram gibi bir antidepresanla alkol almanın hayati tehlikeleri çok yüksekte olsa, "Umrumda değil.." diye geçirdi içinden Lida ve annesinin evine vardığında 10 dakika sonra bir duvarın üstünde sessizce oturup gelmelerini bekledi, starbuckstan aldığı Vanilya-Mangolu Double Moccachinoyu keyifle yudumlarken içi ısındı. Çantasında sakladığı eşyaları unutmuştu bile.
Ve araba parlak ışıklarıyla Lidanın solgun yüzünü aydınlattı...
---------------------------------------------

lida lida lida lida lida
Bu bir hayaldi, gerçek olamazdı...Yatağın içinde yavaşça süzülerek gelen mavi yaratık da nerden çıktı derken bunun kedisi Jiao ' dan başkası olmadığını anladı, süveterinin arasına sıkışmış garip ve acıklı mırıltılarla ayağından yukarı doğru tırmanan zavallı kedi mırıldamayı kesti ve kol boşluğunun arasından sahibine baktı; evet yeni ve berbat başka bir gün başladı bebeğim diye sızlandı Lida Dai. Şimdi gerçekten uyanmıştı ve okula her zamanki gibi geç kalmıştı...
Ne giysem diye sabah 1 saat harcamayanlardandı Lida Dai, saçlarını bile duş aldıktan sonra nerdeyse taramaz ve yaptığı her iş büyük hüsranlarla son dakikaya kadar birikirdi. İşin kötüsü bunların gecikmesi sadece içinde onu rahatsız eden problemler tarlasına ekilen başka bir tohum olurdu, becerebileceği herhangi bir işi bile yapmaya motivasyonu kalmamıştı artık.Doktorlar migrenden olabileceğini öne sürmüşlerdi, sürekli esnemesine yol açan bir neden olmalıydı yada hayat uyanmaya değmeyecek kadar sıkıcı hale gelmiş olmalıydı.Makyaj yapmak gibi bir kızın hemde onun yaşında popularite meraklısı tonlarca çirkin kaltağın arasında bir tek makyajsız okula giden Lida dai olmalıydı."Çok da tıks yani." diye söylendi içinden servis kapıları herzamanki acınası gıcırtısıyla açıldığında. En zoru ise hep tek boş kalan koridorun en sonundaki koltğa yürürken insanların bakışlarını üzerinde hissetmek zorunda kalmasıydı. Sanki saatlerce süren bir kac adım sonrası kulaklıklarını takıp , boş tarlaların geçip gitmesini ,hayatının olmasını istediği şeklini hayallerinde şekillendirirken izlemeye başladı.
Dersler yavaş geçti, "her an bir dakika daha, nolur daha hızlı, lütfen..."Bir saate yalvarmak.İşte yaptığım bu.Olmicak asla olmicak şeylere kavuşmak için günlerimin hızlıca geçip gitmesini istiyorum ve neyi beklediğimi bile bilmiyorum, sevdiğim bir erkek yok; beni beğeneceğini düşündüklerim ise zavallılar, son çare olmak istemiyorum, belkide beni kimsenin tanımadığı bi dünyaya taşınmalıyım. diye düşündü Lida.
"Hayattan nefret ediyorum,her an ölmek istiyorum,hiçbişey istemiyorum aslında ölmeye cesaret bile edemeyecek korkağın tekiyim ben. Suratıma bak. Sevilecek bir cm i bile yok. Diğer kızlardan, insanlardan ne farkım var ki sevsinler, mutlu olmayan birini kim ister ayrıca. Ölmenin başka bi yolu olmalı..."Acısını sonlandıran, gerçekten yaşamaya değer bir amacı olmalıydı, kendinin ne istediğini bulmazsa yaşamanın bi sanıye bile daha faydası yoktu , ailesi sıradan insanlar gibi görünselerde Lida dai onlardan cektiği ızdırabın başka hiç bi çocuk tarafından çekilmediğinden emindi. Bunları yıllarca sakladı. Geceleri yaşadıkları travmaları, fırlayan tabak, bardakları, yerlere akan tonlarca kan ve gözyaşı karışımını dizlerine çöküp temizlemesini ve ağlamasının durmamasını, sonra dışarı çıkıp soğukta elleri donarken yürümesini hayatına kaderineküfretmesini ve elinden hiçbişey gelmediğini hissettiğinde yanında kimse olmadığını farketmesi. Yapayalnız. Babası arabada onu eğlendirdiğini düşünürken nerdeyse ölümle onlarca kez burun buruna gelmişti, gece hayatı daha 11 yaşında akıl almaz derecedeydi, insanları tanımaya çok hızlı başlamıştı çünkü bu karmaşadan kendini korumanın başka yolu yoktu babasına destek olmalıydı.Bu yüzden hiç istemesede 12 yaşında bir yetişkinin olgunluğundaydı artık.İçindeki fırtına sonra ermiyordu, dışarı kendini tutmak isterken gün içinde davaranışlarında sahte ve aşırı bir mutluluk gözlemlerdiniz.Histerik kahlahalar, en zeki espiriler, dans yeteneği, tek başına yaptığı konuşmalar herşey kendini saklamanın bir yoluydu. Eve dönmek yinede rahatlatıcıydı çünkü rol yapmak zordu. Müzik , hayaller ve sanat dolu kendi dünyasına , odasına kapanması onun tek ilacıydı.
Vahşet.
Kollarım morardı.Canım yanıyor ama daha çok kalbimin kırılmasından olabilir. Delirdiğimi düşünüyorum, ne dediğimi bile kendim anlayamıcam sanırım. Sesimi ağlarken teybe kaydediyorum ve ses gittikçe uzaklasıyo...Bu ben olamam. Uyanmak istiyorum. Burda doğmamalıydım. Dışarı çıkmalıyım.
Karanlıkta kırılmış sokak lambasının yanından hızlıca sokak kaldırımına doğru atladı.Yolda tek tük uzakta yürüdüğü duyulan bir kaç siyah montlu insan. Acaba onlarında benimki kadar değişik sebepleri var mıdır.Yani, gecenin 3 unde hangi lanet nedenle sokakta olmaları gerekmişti acaba die merak etmemek elde deildi.Şu an yapabileceğim bir kaç şey var. Bir şeylere zarar verebilirim, kendime zarar verebilirim yada sonsuza dek kaybolabilirim.Hangisini yapmak istediğne karar veremedi ama siniri uzun süre geçmiyecek gibiydi.Lida kararlıydı.Onu öldürecekti...3 ekadar saydı.1...2...3...ve karanlığa dogru son hızla koşmaya başladı.
Hikayenin devamı için burda kalın...
Lida dai dai hua jiao nang seo yarışması, Lida dai dai hua jiao nang seo yarışması ,Lida dai dai hua jiao nang seo yarışması,Lida dai dai hua jiao nang seo yarışması ,Lida dai dai hua jiao nang seo yarışması, Lida dai dai hua jiao nang seo yarışması,Lida dai dai hua jiao nang seo yarışması,Lida dai dai hua jiao nang seo yarışması.
---------------------------------------------
Just That Girl -
« Önceki ::